bitkisepeti.com
Naturel ve Eterli yağlar
Çeşitli Amaçlarda kullanılan yağlar
K r e m l e r

Aromaterapi

 AROMATERAPİNİN TARİHİ

Bitkisel Yağların; hastalık tedavisi ve/veya sağlığın korunması amacıyla kullanılması...

     Yaklaşık 6000 yıllık bir geçmişe sahip olan aromaterapi'nin ilk olarak mumya yapımında eski Mısır uygarlığı tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Aynı çağlarda, eski Çin uygarlığı tarafından da aromaterapi yağları ve bitkileri tanrıya olan şükranın bir ifadesi olarak kullanılmaktaydı. Aromaterapinin tedavi ve güzellik maksadıyla kullanımı ise ilk olarak eski Yunan medeniyetlerinde ortaya çıkmıştır. Roma İmparatorluğu devrinde aromaterapi banyo sonrası masaj teknikleriyle kullanım alanı buldu. Eski Romalılar aromaterapi yağlarını eski Arap ve Hint medeniyetlerinden getirtiyorlardı. Günümüzde kullanıldığı şekliyle modern aromaterapinin babası Dr. René-Maurice Gattefossé'dur.

     Esasen bir koruyucu hekimlik sistemi olan Aromaterapi'nin kullanım alanı günümüzde kaybolmaya yüz tutmuş olmakla birlikte bitkisel yağların geniş iyileştirici etkileri halen bilinmekte ve kabul edilmektedir.

     Bitkilerin -kabuk, yaprak, çiçek, meyve, tohum, sap, kök gibi- farklı yerlerinden çeşitli yöntemlerle elde edilen güzel kokulu yağlar uçucu özellik taşırlar. Bu şekilde atmosferde de buharlaşmış olarak mevcutlardır. Yağlar, pek çok bitkiye verdikleri koku ile karakter katan, kimyasal oluşumlardır.

     Bitkisel yağlar bitkilerin özlerini oluşturmakla birlikte, adlarında belirtilenin aksine her zaman yağ içermek durumunda değillerdir. Bitkilerdeki yağların canlı hayatındaki yerleri çok iyi anlaşılmış olmamakla birlikte, hayvan hayatı açısından çekici/itici olarak önemli oldukları, kısmen bitkinin kendi bağışıklık sistemini oluşturduklar bilinmektedir.

     Bitkisel yağlar yanıcı olup, alkol ve sabun içinde erir ancak su içinde ancak %20'ye kadar eriyebilirler.

     Aromatik kokuların yüzyıllardır doğal/bitkisel tedavi alanında kullanılmakta olması dolayısıyla, aromaterapinin bitki/şifalı ot uygulamalarının bir branşı olduğu düşünülebilir. Ancak şifalı ot ile tedaviyi aromaterapiden ayıran temel farklılıklar vardır. Aromaterapi kapsamında kullanılan yağlar, şifalı bitki tedavisinde kullanılan bitkilerden kat kat fazla kuvvetlidirler (Yaklaşık olarak 1 ton gül yaprağından ancak 250 gr. Gül yağı çıkartılabilmektedir) ancak buna rağmen pek çok aktif maddeyi de içermezler. Bu nedenle, aromaterapide kullanılan bitkisel yağın, aynı bitkinin şifalı ot tedavisinde kullanılanına göre farklı özellikler taşıması normaldir. Aromaterapide kullanılan yağlar, aynı bitkinin kurusundan 75-100 kat daha fazla kuvvetlidir.

     Aromaterapinin başlıca dayanağı gül, yasemin ve lavanta bitkilerinden elde edilen yağlardan oluşmaktadır.

    Aromaterapi:

      Aromalı kokan bitkilerin kullanımı çok eskilere dayanır. Kurutulmuş çiçek, odun, reçine, meyve veya kabukların yakılarak tütsülenmesi ile hastalar tedavide, temizlikte veya bazı ilkel kabilelerde batıl inançların tapınmalarında kullanılmıştır. Çiçekler ezildikten sonra sabun, kozmetik madde yapımında ve tedavi maksadıyla kullanılmıştır.


    Bitkilerin çiçek, kök, gövde, reçine veya kabuklarından özel metotlarla damıtılarak esanslar elde edilmiştir. Tarihte ilk defa su buharı ile damıtmayı (distilasyon) İbn-i Sina MS: 1000 yılında gerçekleştirmiştir. Büyük bir Türk alimi olan İbn-i Sina batılılar tarafından ya İranlı veya Arap olarak bilinmekte, fakat asla Türk olduğundan bahsedilmemektedir.

     Arkeolojik kazılardan distilasyonun MÖ: 3000 yıllarında şimdiki Pakistan da kullanıldığı bilinmektedir. Sedir, tarçın ve çam terebentinin MÖ:1400'lü yıllarda Mısırda su buharı ile damıtılarak ve hatta eter yağı sabit yağ içinde çözerek, bundan fitil, krem, yakı, ve tozlar imal etikleri tespit edilmiştir. Filistin, Sümer, Asur, Rom, eski Hint ve eski Çinlerinde bitki esanslarını kullandıkları bilinmektedir.

     İbn-i Sina'nın (980-1037) su buharı ile damıtma (distilasyon) metodunu geliştirmiş ve tarihte ilk defa saf eter yağı (uçucu yağ, eterlik yağ veya esans) elde edilmiştir. Bu buluş tek başına İbn-i Sina'ya ait olmayıp kendinden önce bu alanda İslam alimlerinin yüzlerce yıllık bir çalışmasına son noktayı konmuştur. İbn-i Sina'nın yazdığı yüzlerce eserden maalesef istifade edemiyoruz. Milli Eğitim ve Kültür Bakanlıkları ne işe yarıyor.

     İngiliz asıllı doktor ve astrolog Nicholas Culpeper (1614-16549) aromalı bitkiler üzerine araştırmalar yapmış ve eserler yayınlamıştır. Bir çok alim onu takip etmiştir. Aromaterapinin asıl kurucusu Fransız asıllı kimyacı Rene’ ‚Maurice Gattefosse’ olup 1936 yıllında ‚Aromaterapi’ isimli eserini yazmış ve o günden beri bu ilim dalı Aromaterapi diye anılmıştır.

     İmal (üretme) metotları:

     Eter yağına yağ denmesine rağmen diğer yağlara benzemez. Örneğin ayçiçeği yağı, zeytin yağı veya bademyağı gibi yağlar sabit yağlardır. Oysa eter yağı yüksek kaliteli uçucu yağlardır. Eter yağı suda çözülmez veya çok kötü karışırken sabit yağlar ve alkolle çok güzel karışır.Eter yağı aromalı bitkilerin genellikle beli bölgelerinde: yaprak, çiçek, kabuk, gövde, kök veya reçinesinde yoğunlaşırlar. Bazı bitkilerden ise aynı anda daha fazla ve farklı eter yağı elde edilebilir. Örneğin portakalın çiçek, yaprak ve meyve kabuğundan üç farklı eter yağı kazanılır.

     Distilasyon :

     Distilasyon çok yaygın olarak kullanılan bir metottur. İnce kıyılan aromalı bitki drogu içi damıtılmış suyla dolu olan distilasyon balonuna (topar) konur ve alttan ısıtılınca bitkinin birleşimindeki eterli yağı çözülerek gaz haline gelir. Gaz haline gelen et yağı etrafında soğuksu akıntısı olan bir borudan (kondensör) geçirilince tekrar sıvılaşır ve özel bir balonda (cam balon) toplanan eter yağı elde edilir. Su buharı ile damıtmada aşırı sıcak ve yüksek basınç eter yağının kalitesini düşürür.

     Yağda bekletme (Enfleurage):

    Bu metot distilasyondan çok farklıdır. Burada çok narin olan çiçeklerinden eter yağı elde etmek için bu metot kullanılır. Cam üzerine yayılan tereyağı üzerine bir sıra çiçek dizilir ve onun üstüne tekrar tereyağı yayılır ve üzerine çiçek dizilir ve buna 5-6 kat oluncaya kadar devam edilir. Bitki çiçeğine göre bu 1-4 hafta bekletildikten sonra distilasyonu yapılır. Bu metotla elde edilen eter yağı en kaliteli olanıdır, fakat bu metot çok pahalı olduğundan pek kullanılmaz.

     Solvenle (eriten, çözücü) eter yağı elde etme:

     Solvenle eter yağı elde etme çok ucuz ve çok basit bir yöntemdir. Eter yağı içeren bitki drogları ince kıyıldıktan sonra içi solvenle dolu cam balona konur distilasyonu yapılır. Solven genellikle heksan veya petroleter gibi zehirli kimyasal çözücüler olduğundan bunların distilasyondan sonra eter yağından ayrılması yüzde yüz mümkün olmadığından dahili olarak kullanılmaları mahsurlu olabilir.

     Soğuk baskı ile elde edilen eter yağı:

     Bu metotla meyve kabukları soğuk baskı ile eter yağı elde edilir. Bunların başında portakal-, greyfurt-, limon-, ve turunç kabukları gelir. Meyve kabuklarının ilaçlanmamış meyvelerden olması gerekir aksi halde faydadan çok zarar verebilir. Günümüzde ilaçlanmamış turunçgiller bulmak adeta imkansızdır, bu nedenle bu konu çok önemlidir.

     Eter yağının kulanım alanları:

     Eter yağının kulanım alanları oldukça çoktur ve burada ancak bir kaçına değineceğiz. Bazı eter yağları çok yoğun olduğundan inceltilmeden kullanılması mahzurludur ve özelliklede bu konuya hamilelerde ve bebeklerde dikkat edilmelidir. Yetişkinlerin kullandıkları bazı eter yağları 6 yaşından küçükler için mahsurludur, örneğin okaliptüs yağı içeren doğal ilaçlar. Aromalı doğal ilaçlar genellikle 4-6 adet bitki eter yağının karışımından elde edilen iksirler kullanılır.

     1-) Aroma yağı:

     Kişi çok sevdiği eter yağından 8-10 damla aroma lambasının üstündeki suya ilave edilir ve suyun altındaki mum yakılır. Suyun ısınması ile birlikte içindeki eter yağıda buharlaşır ve odaya yayılarak güzel bir koku verir. Limon ve gül yağından 8-10 damla yeterli gelirken, laden ve topalak yağı çok ağır olduğundan ancak 1-2 damla yeterlidir.

     2-) Masaj yağı:

     Bazı eter yağılarının ise masaj yağı olarak kullanılmasının çok güzel etkileri olur. Eter yağlarından 1 ml alınır ve 49 ml ana yağ ile karıştırılır. Ana yağı zeytin yağı, badem yağı ve jojoba yağı olabilir. Ana yağın seçimi eter yağına göre farklı olabilir. Ana yağdan 49 ml ve eter yağından 1 ml ile karıştırılarak masaj yağı elde edilir.

     3-) Enhelesyon yağı:

     Genellikle nefes yolları rahatsızlıklarına etkili olan eter yağları seçilir ve bunların özel karışımı ile iksirler elde edilir. Eter yağından 10 ml 90 ml %96’lık alkolle (etil alkol) karıştırılır ve buna 200 ml damıtılmış su ilave edilerek %32’lük inceltilmiş eter yağı elde edilir. Bu şekilde inceltilen eter yağı enhelasyonda veya dezodorizan (fena kokuları yok edici) olarak kullanılır.

     Bu alanda oldukça çok natürel ilacı eczanelerden temin etmek mümkündür. Mesela: 10 ml nane yağı (Eter yağı) ve 5 ml okaliptüs yağı 85 ml alkollü (Etanol) (Fahrenberg, Selg ve ekibi) karıştırıldıktan sonra elde edilen bu iksirle baş ağrısı ve migren rahatsızlığı olan hastaların şakaklarına 2-3 damlama günde 3-4 defa sürülmesi ile hastaların rahatladığı tespit edilmiştir.

     Eter yağlarını özelikleri:

     Burada adı geçen hiç bir bitkinin eter yağının etkisi Aloe Vera, Noni ve Aloxi’nin etkisi ile karşılaştırmak mümkün değildir. Örneğin limon tansiyon düşürücü, fakat tansiyonun sebep olan etkenleri ortadan kaldırıcı özeliği yoktur. Budan dolayı etkisi kalıcı değil geçicidir. Oysa Aloe vera, Tahitian Noni veya Aloxi sebebi ortadan kaldırıcı ve de vücudun bütün hücrelerini yenileyici (rejenerasyon) özelliğe sahiptirler. Bu nedenle ne kimyasal nede bitkisel hiç bir ilaç bu iki doğal ilacın yerini alamaz.

     Aromaterapi Uygulamasında Genel Güvenlik Prensipleri


    Konunun uzmanı biri tarafından uygulandığında destekleyici tedavi şekli olan aromaterapi, bazı bitki türlerinin yağlarının oldukça zehirli olduğu gerçeği göz önüne alındığında, bilinçsizce yapılması durumunda istenmeyen sonuçlara yol açabilecek bir yöntemdir. Aromaterapik yağların kalp çarpıntısına yol açabileceği, tansiyonu yükseltip azaltabileceği, düşüklere sebebiyet verebileceği düşünüldüğünde, bir uzman denetiminde uygulanmasının önemi ortaya çıkıyor.


Aromaterapist, herhangi bir yan etkiye sebebiyet vermemek ya da zarar vermemek için, terapiye başlamadan önce kişinin sağlık durumunu ve sağlık geçmişini içeren bir ön görüşme yaptıktan sonra, uygulamanın başarılı ve sağlıklı bir biçimde sonuçlanabilmesi için aşağıdaki durumlara uymak zorundadır.

     Ağız Yoluyla Kullanım

    Esansiyel yağların herhangi bir durumda oral yoldan (yutma) kullanımı kesinlikle önerilmemektedir! Bunun için bilinmesi ve dikkat edilmesi dereken bazı hususları göz önünde bulundurmak gerekir.


     • Aromaterapi, bilgi ve beceri ile uygulandığında güvenilir ve zararsız bir destekleyici tedavi şeklidir. Ancak, bazı bitki türlerinin yağlarının oldukça zehirli olduğu unutulmamalıdır.


     • Uçucu yağların bir çoğu zehirli (toksik) etki gösterir. Mukozaları tahriş eder, sinir sistemini uyuşturur. Örneğin, bir çay kaşığından bile az miktarda okaliptüs yağının ağız yoluyla alınması muhtemel ölüme sebebiyet verebilir. Özellikle böbrek, mesane ve idrar yollarını etkileyen uçucu yağların kullanımında dikkatli olmak gerekir, çünkü yanlış kullanımlar nedeniyle bu organlar tahriş olabilir!


    • Kullanımda özellikle ağızdan alınan yağlar ve bitki sıvıları için önerilen dozajlara özenle uyulması gerekir, çünkü yüksek dozajlar genelde mukoza tahrişlerine yol açabilir.


    • Zehirli olmayan ölçülerde bile bazı yağlar, aromaterapi esaslarına uygun olarak kullanılmadığı zaman organizmaya zarar verebilir.

     Cilt Hassasiyeti

     Bazı bitkilere veya bitki yağlarına karşı deri hemen veya kısa bir süre sonra, kızarıklık veya kaşıntı gibi tepkiler verebilir. Bu durumda, alerjiye yol açan reçetenin kullanımına hemen son verilir. Ama önceden bir deri testi yaparak, alerjik tepki oluşup oluşmayacağı saptanabilir: Söz konusu üründen birazı, kol ekleminin iç tarafına sürülür ve ertesi güne kadar beklenir. Eğer ertesi gün o bölgede herhangi bir alerjik tepki oluşmamışsa, söz konusu reçete rahatlıkla kullanılabilir.

     Eğer bu maddelere karşı çok hassas ya da alerjiniz olduğundan eminseniz rahatsızlık ve sıkıntı vermemek şartıyla kullanmadan önce her zaman deriye küçük bir yama şeklinde esansiyel yağı sürerek test edin.

Sayfa Başı


* Test edeceğiniz bir damla esansiyel yağı bir damla temel yağ ile karıştırın
* Bir damla bu karışımdan el bileğinin iç kısmına sürerek tatbik ediniz.
*24 saat sonra derinin yağ sürülen yerini kontrol ediniz.
* Eğer orada kırmızılık yada kaşıntı varsa test ettiğiniz yağı kullanmayınız.
* Tolerans (dayanıklılık) için aynı yolla temel yağlar da sade hiçbir karışım olmaksızın test edilebilir.

    Ek Uyarılar

   • Cilt imitasyonuna neden olabileceği için esansiyel yağları çilde sürüp güneşe çıkmayınız.
     • Uçucu yağlar ahşap yüzeylere ve kumaşlara zarar verir.
     • İnce plastikleri eritir.
    • Seyreltilmemiş esans yağlarında 1-2 damla fazla cilde veya gözlere sıçrarsa bölge zeytinyağı veya tatlı badem yağı ile yanma hissi gidene dek ıslatılır.
     • Tırnak cilalarına zarar verir.
    • Eğer aromatik yağların kullanımı hakkında bir bilginiz yok ise sakın kullanmayın ve mutlaka bu konuda uzman birine danışın.
     • Özel problemler için mutlaka deneyimli bir doktora danışın

     Önemli bir konu da, önerilen dozajlara sadık kalınmasıdır. Bazen fazla kullanılan birkaç damla eterli yağ bile önemli değişikliklere yol açabilir. Ayrıca, eğer reçetede belirtilmemişse eterli yağlar, kesinlikle doğrudan cilde uygulanmamalıdır!

      Esansiyel Yağların Seçimi

     Kaliteli esans yağlarını ayırt edebilme becerisi zaman içerisinde gelişir. Kaliteli yağın ayrımının çok yüksek miktarlarda bitkiden elde edildiği düşünülecek olursa pahalı olduğu da anlaşılır. Yaklaşık olarak 1 kg biberiye yağı elde etmek için 500 kg biberiyeye ihtiyaç vardır. Yüksek kaliteli bir yağ pahalıdır, ancak yüksek kalitedeki bir aromatik yağ ile gerçek sonuç alınabilir.

     • Esansiyel yağlar uçucudurlar ve pek iz bırakmazlar. Bunu deneyebilirsiniz. Düz bir kağıt üzerine bir veya birkaç damla esans yağı, bir başka kağıt üzerine bitkisel yağ (taşıyıcı yağ) damlatın ve 5 ila 10 saat bekleyin. Gerçek bir esans yağı buharlaşıp uçacağı için damlatılan yerde pek leke ve iz bırakmadığını göreceksiniz, oysa bitkisel yağ damlatılan kağıtta yağlı bir iz kaldığını göreceksiniz.
     • Şişedeki yağın çok ağır ya da çok sıvı olmaması serbest akıcılıkta olması gerekir.
    • Yağın kayıcı özelliğini deneyin. Bir miktar bitkisel yağı parmaklarınızın arasında ovduğunuzda yağın ne kadar kaygan olduğunu hissedersiniz. Gerçek esansiyel yağ ise başlangıçta yağlı hissi verebilir, ama esansiyel yağ uçucu ve çabucak emildiği için parmaklar arasında daha çok su hissi verecektir. Eğer esansiyel yağ bitkisel yağ hissi veriyorsa muhtemelen seyreltilmiştir.
     • Yağın hangi yöntemle elde edildiği de yağın kalitesini belirleyen unsurlardandır.
    • Kaç yıldır saklandığı (turunçgiller 1-2 yılda etkinliklerini kaybederler ancak diğer yağlar yıllarca dayanabilirler)
    • Aromatik yağları güvenilir firmalardan ve yüzde yüz doğal olduğuna inandığınız yağları satın alınız!

    Bu gibi özellikler o yağın genel aromatik özellikleri ve kimyasal yapısı hakkında fikir verdiği için yağın gerçek kalitesini ortaya koyar.

    Bir aromatik yağın ayırıcı özelliklerinden biri kokusunu ne kadar muhafaza edeceği değil havaya karıştığında kokunun nasıl değişeceğini etkileyen uçuculuk oranıdır. Çabuk uçan yağ karışımı basit ve kısa ömürlüdür.

Sayfa Başı

     Genel anlamıyla aşağıdaki hususlar dikkate alınmalıdır;

     1) Özellikle hamilelik sürecinde ve çocuklara karşı çok dikkatli kullanılmalıdır.

     2) Bazı yağlar oldukça tahriş edici olabildiğinden cilde yönelik uygulamalarda dikkatli olunmalıdır.

    3) Herhangi bir ilaç kullanım süresince Aromaterapik yağ kullanılmamalıdır. Zira, Aromaterapik yağlar kullanılan ilacın etkilerini yok edici veya arttırıcı etki gösterebilirler.

    4) Bitkisel yağlar organizma açısından zehirleyici olabilirler. Öncelikle karaciğer ve böbreklerle ilgili riskli durumlar ortaya çıkabilir. Zehirleyici özellikleri dolayısıyla kullanım süreleri, kullanım şekilleri ve dozajları oldukça önemlidir.

    5) Astım ve benzeri rahatsızlıkları olanlar tarafından aromaterapi solunum yoluyla uygulanmamalıdır.

    6) Bitkisel yağlar hiçbir şekilde ve ne sebeple olursa olsun, gözlere tatbik edilmemelidir.

     7) Aromaterapik bitkisel yağlar allerjik bünyelerde dikkatle uygulanmalıdır.

     8) Pek çok bitkisel yağ, ciltte güneşe karşı hassasiyet durumu doğurabilir. Bu durum, ciltte güneş yanıklarına sebebiyet verecektir. Bu tür yağların kullanımı sonrasında asgari 12 saat güneşe çıkılmamalıdır.

     9) Kafur, karabiber, okaliptüs ve pek çok nane çeşidi diğer tedavilerin etkilerini yok edeceğinden, diğer bir tedavi şekli sürecinde aromaterapi'den uzak durulması gereklidir.

    10) Aromaterapi sonrası oluşabilecek sersemlik hissi sonucunda araç, iş makineleri vb. aletlerin kullanımı sakıncalıdır.

    11) Gereğinden uzun süre uygulanan solunum yollu aromaterapik tedavi baş ağrısı, kusma ve baş dönmesine yol açabilir.

   12) Pek çok migren çeşidi için geçerli olmak üzere, migren atakları sırasında aromaterapik tedavi uygulanması, durumu daha da kötüleştirebilir.

   13) Yeni ve/veya erken doğan/prematüre bebeklere aromaterapi kesinlikle uygulanmamalıdır.

   14) Bitkisel yağlar çocukların erişiminden uzak, kilit altında muhafaza edilmeli ve kesinlikle ağız yoluyla alınmamalıdırlar.

   15) Evde muhafaza edilen aromaterapik yağ şişeleri etiketlenmeli, damlalıklı bir şişe ve çocuklar tarafından açılamayacak bir kapak ile emniyete alınmalıdırlar.

  16) Aromaterapik yağların ağız yoluyla alınması durumunda en kısa sürede tıbbi müdahale gereklidir. Müdahalede bulunan doktora hangi aromaterapik yağın alındığının bildirilmesi faydalı olacaktır.

   17) Aromaterapinin doktor kontrolü altında kullanımında bebekler, yetişkinler ve yaşlılar için farklı dozlar gereklidir. Bazı yağlar ise aromaterapi sırasında kesinlikle kullanılmazlar.

    18) Bergamot, greyfurt, limon, ağaçkavunu, portakal, turunç ve melekotu gibi yağlar fotosensitiviteyi (güneşe karşı duyarlılık) arttıracağından güneşte veya solaryum'da kullanılmamalıdır.

     19) Yüksek tansiyonu olan kişilerce biberiye kullanılmamalıdır.

  20) Sara/epilepsi rahatsızlığı bulunan kişilerde rezene, ökaliptus ve kekik kullanılmamalıdır.

     21) Diyabet rahatsızlığı olan kişilerde okaliptüs, ıtır ve limon kullanılmamalıdır.

    22) Karanfil, fesleğen, yalancı mirha, ardıç, biberiye, tatlı mercangüç, oğulotu, adaçayı, rezene, anason, servi, yasemin, hardal, karaturp, ingiliznanesi, kekik ve melisa gibi yağlar hamilelik süresince kesinlikle kullanılmamalıdır.

   23) Anason, hintlimonu, havuç tohumu, tarçın, karanfil, kekik ve kafur gibi yağlar diğer bir yağ ile karıştırılarak seyreltilmeden, saf olarak kullanılmamalıdır.

   24) Tarçın ve karanfil yüz bölgesinde kullanılmamalıdır.

   25) Fesleğen, rezene, hintlimonu, biberiye, limon verbena ve diğer asitli yağlar hassas ciltlerde kullanılmamalıdır.

   26) Aromaterapik yağlar ağız yoluyla bilinçli ve miktarı belirlenerek alınmalıdır.

  27) Ateşli hastalıklar ve ateş, deri veya eklem iltihapları, bilinmeyen kaşıntı ve kızarıklıklar, ödem ve şişmeler, bilinmeyen iltihaplı durumları, yaralar, Spor yaralanmaları ve burkulmalar, kas yırtılmaları veya bağdokusu zedelenmeleri, kemikler kırıkları, açık yaralı yanıklar, varisler, kanser türleri ve ameliyat sonralarında tedavi maksadıyla aromaterapi uygulanmamalıdır.

     Karışım Hazırlanması

     Esanslar çok yoğun olduğundan mutlaka seyreltilmelidir; yoksa yakıcı olabilir ve hatta alerjiye yol açabilirler. Bunları masajda kullanabilmek için taşıyıcı bir yağ içerisinde seyreltmelisiniz. En yaygın olarak kullanılan taşıyıcı yağlar badem, soya, üzüm çekirdeği, avokado, şeftali ve buğday tanesi yağlarıdır. Buğday tanesi yağı, E vitamini yönünden çok zengin bir antioksidandır ama koyu ve ağır olduğundan, kokusunu bastırmak için daha hafif bir taşıyıcı yağa bundan birazcık ekleyebilirsiniz.

    İki – üç damla esansı, 5 milimetrelik bir çay kaşığı taşıyıcı yağda karıştırın. Daha fazla miktarlarda hazırlanacak bir karışım için 50 ml. taşıyıcı yağa 15-30 damla kadar esans ekleyebilirsiniz. Duyarlı tenlerde ve yüzde daha seyreltik bir karışım kullanın. Bunlar birkaç haftada bozulabileceğinden, bir kerede bu miktarı aşmayın. Esanslar genellikle çok yağlı değildir.; bunlar çabucak buharlaşan alışılmadık ölçüde uçucu sıvılardır, bu yüzden kullandıktan sonra şişenin kapağını kapatın. Hava geçirmez şişelerde, serin ve karanlık yerlerde saklayın.

 

Sayfa Başı

Referanslar:

Türkiye'de Bitkilerle Tedavi, Prof.Dr. Turhan Baytop, I.U Eczacılık Fak.,1984,İstanbul